Haberler

DEKANIMIZIN MİRAC KANDİLİ MESAJI


Değerli dostlar Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi ve afiyeti hepimizin üzerine olsun. Rabbim bizi, ülkemizi ve tüm insanlığı her türlü felaketten ve özellikle dünyayı saran ve asrın vebalarından biri olan corona vb. salgınlardan korusun. Bu son durum bir kez daha nimetlere ulaştıkça nimet vereni unutan, teknolojiyi geliştirdikçe alt edilemeyeceğine inanan ve elde ettiği her maddi imkanı adeta putlaştıran insanoğlunun ne kadar aciz olduğunu, teknolojilerinin geri kaldığını, stoklarının yetersiz olduğunu, sistemlerinin yavaş kaldığını...gözler önüne serdi. Bütün bunlara sebep olan ne? Mikroskopla bile zor görülen küçücük bir hücre! İbretlik bir şey, bir zerre bir küreyi hizaya çekti ve eve tıkadı. Hani mazlumları sömürüp onların korkulu rüyası haline getiren zalimleri teknolojik silahları, füzeleri? Hepsi iflasta ve herkes yasta! Bu aynı zamanda şunu da gösterdi: Kainatı insanoğlu idare etmiyor aslında. Kainata konulmuş kurallar (sünnetullah) var. İnsan onlara uygun davrandığında sorunsuz yaşıyor, fakat onları ihlal ettiğinde gezegeni hem kendine hem de başkalarına zehir ediyor. Bu bir bela/musibet ise sadece evrenin fabrika ayarlarıyla oynayanlara mı geliyor? Hayır, aksine herkesi vuruyor. O zaman bize emanet edilen her ne varsa onlara karşı yaptığımız her türlü ihanete karşı bu virüs salgınından ibret almalıyız. Biz müslümanlara gelince; ne kadar eksiğimiz varmış aynı zamanda ne kadar büyük ve değerli hem de alternatifsiz nimetlere sahip mişiz? Kısaca hatırlayalım: karşılaştığımız zaman musafaha yapıp kucaklaşmak, yanyana sohbet etmek, sıklaştırılış saflar halinde namaz kılmak, bir hahta hasretini çektiğimiz, bayram bildiğimiz ve özel hazırlık yaptığımız, diğer günlere göre ayrı bir değer verdiğimiz cuma namazı coşkusu, üç ayların geldiğini sembolize eden ve bu aylara gerçekten bir işaret ışığı gibi serpiştirilmiş kandil gecelerimiz ve bu gecelerdeki maşeri kalabalıklarımız. Bunlardan şu an için mahrumuz ve belki de ne kadar büyük nimet olduklarını hatırlamamıza bu süreç bir vesile olacak. Mesela bu gün mirac kandili! Ne düşünüyor ve ne hissediyoruz? Hüzün, mahrumiyet ve tahassür! Biz müslümanlar da bu süreçten yanlışlarımız, ihmallerimiz, gücümüz yettiği halde yapmadıklarımız, iyilik ve amel-i salih adına ertelediklerimiz bakımından dersler çıkarmalı ve derin muhasebeler yapmalıyız, bu gece dualarımız, niyazlarımız, tevbelerimiz, gözyaşlarımızla miraca çıkarcasına bir iklime girmeli ve mahrumiyetlerin getirdiği hüzünle de olsa miracı yaşamalıyız. Bu salgın insanlığın ilk imtihanı ve ona isabet eden ilk musibet değil. Daha önce de İslam coğrafyasında binlerce insanın ölümüne sebep olan camiyi ve cemaati terk ettiren, ara verilmesine sepep olan salgın ve felaketler yaşanmıştır. Tarih bunun şahididir. Bu da gelip geçecektir inşallah. Ancak bize düşen, mümkün olan en az zayiatla, tefekkürle, ibadetle, gönülden yakarışlarla, tevbelerle, ibret alıp dersler çıkarmakla, sabırla, virüse bulaşıp bulaştırmamakla bu süreci atlatmaktır. Bunun için yetkililerin uyarılarına elimizden geldiği kadar uymak ve virüsün yayılmasına alet olmamak hem insanlık, hem vatandaşlık ve hem de müslümanlık borcudur. Cenab-ı Hak yar ve yardımcımız olsun, bizi bu beladan rahmetiyle korusun, merhametiyle kurtarsın, mirac kandilimiz mübarek olsun, gelecek miracımız hep beraber ve maşeri kalabalıkla olsun inşallah. Allah’a emanet olunuz.
Demo Settings
Header Colors
Navigation Colors
Footer Colors